GİZEMLİ DOĞU’NUN SAKLI LEZZETLERİ

Doğu’nun gizemi…
Üniversitede okuduğum, aklımın da burnumun da havalarda olduğu zamanlardı. Sömestr tatilinde anne kız tatile gidelim diye plan yaptık. Ben, sıcak bir yerlere mesela Dubai’ye falan gidelim istiyorum dedim ve planı anneme bıraktım.
Ardından kendimi şimdilerde Doğu Ekspresi sağolsun çok popüler olan Kars’ta buldum😳 İlk duyduğumda baya bozulmuştum ama vazgeçme şansım olmadı. İyi ki de olmadı annem sayesinde Doğu’ya ilk adımımı attım ve bunca yıl niye gelmemişim diye hep kendimi sorguladım. Yaşadığım bu pişmanlık sonrası Doğu seyahatlerim peşi sıra geldi daha da gelecek…
Beyaza bürünmüş şehir merkezi, bir ucu Ermenistan’a dayanan Ani Harabeleri, Çıldır Gölü’nün sonsuzluğa uzanan beyazlığı ve buz tutan gölde tutulan, tadı dillere destan ‘Sarı Sazan’ balığı, Sarıkamış’ın bir yanı hüzünlü bir yanı huzurlu havası, kaz etinin karşı konulamaz, gravyer peynirinin dayanılmaz, ketenin asla hayır diyemeyeceğiniz lezzeti ile Kars günlerimiz hala ara ara aklıma gelir. Umarım en kısa zamanda bir kez daha gidebilirim…
Kars’a gideli çok zaman oldu ama sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla benim favori lezzet duraklarım hala yerli yerinde duruyor. Lezzetlerinden ve kalitelerinden bir ödün vermediklerine inanarak bu yazıyı kaleme almak istedim.
Kars’ta hemen hemen her yerde şehrin en meşhur yemeği olan kaz etini yiyebilirsiniz. Söylenene göre kazlar kar görmeden kesilmezmiş çünkü kar yemeyen kazın eti daha yavan olurmuş. Kar gördükten sonra kesilen kazlar tuzlanıp kurutulur böylece hem eti iyice yumuşar hem de yağı içinde kalırmış. Peki en lezzetli kaz eti nasıl yapılır derseniz de işte işin uzmanından bir tarif. Kurutulmuş kaz eti önce iyice yumuşayıncaya kadar haşlanır. Pişmeye yaklaştığında ise içinde yağlı su bulunan tencereye bulgur atılır ve bulgur pişince ocaktan alınır. Sonrasında ise bulgur ve kaz eti bir fırın tepsisine alınır. Bir iki saat kadar da fırında pişirilir ve afiyetle yenir. Kaz etinin ağızda dağılan muazzam lezzetini anlatmaya kelimeler yetmez, hele bir de yerinde yediniz mi tadı aklınızdan çıkmıyor diyorum noktayı koyuyorum. En lezzetlisinden bir kaz eti yemek istiyorsanız benim önerilerim Kars merkezdeki Kars Kaz Evi ve ‘İlle de Kaz’ mottosuyla sizi karşılayan Sarıkamış’taki Kristal Kaz Evi olacaktır.
Kars’ta yiyebileceğiniz yöresel diğer yöresel lezzetler ise mantı hamurunun incecik açılıp kare kare kesilerek arasına bir harç koymadan haşlanan hangel. Hangel tıpkı mantı gibi üzerine sarımsaklı yoğurt ve salçalı biberli tereyağı gezdirerek servis ediliyor. Ayranaşı çorbası, hörre denilen un çorbası, bulgurla yapılan haşıl, koyun budu ve nohutla yapılan piti, Kars ketesi, umaç helvası Kars’ta tadabileceğiniz diğer yöresel lezzetlerden. Yöresel lezzetleri aile sıcaklığında bir restoranda tatmak isterseniz de benim oyum Kars merkezde yer alan Hanımeli’nden yana olacaktır.
Gravyer ve kaşar peyniri de Kars’ın damak çatlatan lezzetlerinden. Kars kaşarını ilk yediğim an anladım, neden dedemin yıllarca İstanbul’dan aldığımız kaşarlara burun kıvırıp sürekli Kars kaşarını methettiğini. Gerçekten de yok böyle bir lezzet. Hele bir de Kars Gravyeri var ki nice Fransız peynirine taş çıkartır. Benden size bir tavsiye şayet Kars’a gitmeye karar verirseniz bavulunuzda mutlaka boş yer bırakın bu enfes peynirlerden alın.
Doğu Ekspresi ile Kars’a gidenler genelde çok az kalıyorlar ama bence Kars’ı tam anlamıyla yaşamak istiyorsanız 3 ya da 4 gün kalmalısınız. Bir gününüzü bir ucu Ermenistan olan Ani Harabelerine, bir gününüzü Çıldır Gölü’ne ve orada tadacağınız tereyağında kızartılan gölün özel balığı sarı sazanı tatmaya, bir gününüzü ise Sarıkamış’a ayırmalısınız. Sarıkamış’a çıkarken yol üzerinde yer alan Sarıkamış Kültür Evi’nde bir mola vermeyi, soba başında çay eşliğinde evin sahipleri ile sohbet etmeyi de ihmal etmeyin derim. Tabi ki bir tam gün olmasa bile yarım gününüzü de Kars’ın merkezinde geçirmenizi tavsiye ederim. Ruslardan kalma ihtişamlı binalar arasında gezinirken, Doğu’nun geçmişteki zenginliğine daha yakından tanıklık edebilirsiniz.
Siz de ‘Hayat andan ibaret’ diye düşünenlerden ve her anınızı keyifle geçirmek isteyenlerdeniz bence kendinize verebileceğiniz en güzel hediyelerden biri de keyifli bir tatile çıkmak, yeni yerler keşfetmektir. O yüzden benim gibi çok geç kalmadan Kars’a gidin, Doğu’nun gizemli havasını soluyun ve uzun süre hafızalarınızdan silinmeyecek güzel anılar biriktirin derim…