“BURSA’DA ZAMAN”

Uludağ’a seyahatlerimizdeki yol üstü uğramalarını saymazsak, Bursa için gideli çok uzun bir zaman geçmişti. Sanırım ilkokul yıllarımdı. Haliyle nefes kesen boğucu kaplıcalardan ve meşhur iskenderinden başka bir şey hatırlamıyorum. Üniversiteden çok sevdiğim Bursalı arkadaşım Selin çağırınca davetini hemen kabul ettim. Hem keyifli bir hafta sonu kaçamağı yapacak hem de Bursa’yı bir bilenle gezebilecektim. Cuma akşamı işten çıkınca sonra sırt çantamı yüklendiğim gibi soluğu Yenikapı’da aldım. O an turist olmayı, tatil ruhunu ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha anladım. Tebdil-i mekanda ferahlık var her daim.IMG_0079 Yaklaşık iki buçuk saat süren deniz yolculuğunun ardından Bursa Güzelyalı’ya vardım. Selin beni karşıladı ve Bursa’nın Çetin Abisi diyebileceğim arkadaşı ile birlikte hızlıca gece turumuza başladık. Bursa’nın Çetin Abisi diyorum çünkü nereye gittiysek bütün masalara tek tek selam verdi tanımadığı yoktu desem yeridir. İlk durağımız çoğunlukla gençlerin tercih ettiği Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki yerlerden ikisi oldu. Bursa gecelerinde ortam çok sıcaktı hemen hemen herkes birbirini biliyor, kasmadan  süzülmeden eğlenebiliyorlardı.  Yol yorgunu olduğum için geceyi bu caddedeki iki yere giderek sonlandırmak durumunda kaldık. Malum Bursa’da tarih çok sabah erken kalkmalıydık.
Kahvaltı için tarihi bir köy olan Cumalıkızık’a gitmeyi planlıyorduk ancak sabahki havanın yağdı yağacak hali yüzünden Cumalıkızık hayalimi bir başka sefere bırakmak durumunda kaldık. Bursalıların tercih ettiği bir pastanede güzel bir kahvaltı ettikten sonra Bursa’nın Kapalıçarşı’sına gitmek üzere metroya bindik. Metro çoğunlukla yer üstünden gittiği için şehri daha iyi görme fırsatım oldu. Bursa tahmin ettiğimden çok daha büyüktü. Uzun sayılabilecek metro yolculuğumuzun ardından Kapalıçarşı’ya vardık. İtiraf etmek gerekirse küçük orta halli bir çarşı bekliyordum. Halbuki kocaman bir Kapalıçarşı’sı varmış Bursa’nın gez gez bitmedi desem yeridir. Gezmekten yorgun düştüğümüzde Kozahan’da oturup bol köpüklü yorgunluk kahvemizi içtik. Aslında Kozahan’ın klasiği simit-çay ikilisiymiş ama biz kahvaltıdan yeni kalktığımız için kahve içmeyi tercih ettik, kahvelerimizi içtik günümüzün popüler fal bakma uygulamasına göndermek üzere fallarımızı kapatmayı da ihmal etmedik. Kısa bir turun ardından Bursa’nın ilk iskendercisinin o meşhur iskenderini yemek üzere şehrin tarihi caddesi Heykel’e doğru yürümeye başladık.
IMG_6315İskenderciye ulaştığımızda kapıdaki kuyruk inanılmazdı ama vazgeçmek düşünülemezdi, sağanak yağmura rağmen o sıra beklenecek ve o kebap yenecekti o kadar. Yaklaşık yarım saat bekledikten sonra sıra bize geldi, masaya oturmadan siparişlerimizi verdik, oturduktan hemen sonra İskenderlerimiz önümüzdeydi. Cızır cızır fokurdayan tereyağıyla şahlanan iskenderimize sessizce konsantre olduk. Yemek sonunda anladım ki Bursa’da iskender yeme rüyası buymuş. Yemeğin yanında çoğunlukla şıra içiliyordu ancak bana biraz tatlı geldiği için yemeğin yanında içemedim. Ben yemeğe yakıştırmamış olsam da yaz aylarında içinizi serinletecek çok güzel ve doğal bir içecek.
Bu güzel yemeğin ardından Orhan Gazi Türbesi’ne doğru yürümeye başladık, o iskenderin üzerine yürümesek olmazdı IMG_0086zaten. Kapalıçarşı’dan aldığımız Bursa ipeği başörtüleriyle başımızı örttükten sonra Osmalı İmparatorluğu’nun ikinci hükümdarının türbesine girdik. Dualarımızı ettik, dileklerimizi diledik. Ardından türbenin avlusunda Bursa’ya tepeden bakarak bir yorgunluk kahvesi daha içtik.
Tarihe  bir süre ara verip bir kez daha Bursalıların gittiği mekanları gezmek üzere yola çıktık. Şehrin biraz dışında hatta izole denilebilecek doğayla iç içe bir yere, Bamboo Park’a geldik. Bir kaç butik ve bir restorandan ibaret olan bu yerin sakinliği, huzuru, günbatımındaki renkleriyle bana çok iyi geldi. Unutmadan bir de cıvıl cıvıl öten kuşlar… Bu keyifli yerde bir şeyler içtikten sonra eve doğru yola çıktık. Bütün yorgunluğumuza rağmen evin balkonunda kiraz ağacının dalları altında geç saatlere kadar sohbet ettik Selin’le, uzun zamandır görüşemiyorduk, çok şey vardı konuşacak.

IMG_6328Sabaha güzel bir aile kahvaltısı ile başladık, ardından deniz otobüsüne doğru yola çıktım. Limana gelincr karşılıklı dizilmiş olan kestane şekercilerinden kestane şekeri alarak son Bursa ritüelini de yerine getirdim. Biliyordum bu son gelişim olmayacaktı elbet, eksik kalan yerleri gezmek ve Selin’i görmek için ilk fırsatta bir kez daha gelecektim “Yeşil Bursa’ya”. Bu küçük hafta sonu kaçamağını yapmama imkan sağladığı için canım arkadaşıma teşekkürü borç bilirim:)