‘BİR TATLI HUZUR ALMAYA GELDİK’ – VİYANA

img_4876‘Bir tatlı huzur almaya geldik’ nereden mi? Tabi ki klasik müziğin başkenti, sanatın her türlüsünün varolduğu, yemyeşil parkları ve şahane yemekleriyle size eşsiz bir tatil keyfi yaşatacak olan Viyana’dan. 9 günlük bayram tatilini fırsat bilip bir Orta Avrupa turuna katılmaya karar verdim. İlk durağım da uzun zamandır gitmek istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım Viyana.
img_0003Tuna nehri kıyısında yer alan bu güzel başkentin sokaklarında gezerken kendinizi bir film platosunda geziyor gibi hissedebilirsiniz. Çünkü şehrin her köşesi sanatla dolu, her biri birinirinden güzel saraylar, tarihi binalar, görkemli yapılar çevreliyor güzel Viyana’yı. Bir de üstüne kafelerin güzelliği, sokaklardaki insanların şıklığı, dinginliğin verdi huzur bir anda sarıp sarmalıyor sizi. Sanki ölümsüz bir prenses gibi Viyana, herkesin özenerek baktığı, saklayıp sakındığı. Hiç kaybetmemiş çünkü güzelliklerini…
Viyana turuna eski şehrin etrafında bir halka çizen 1 numaralı tramvaya binerek başlayabilirsiniz. Bu sayede eski şehirde yer aan bir çok önemli yapıyı görebilirsiniz. Tramvayın hareket etmesi ile birlikte sağınızda klasik müziğin efsane ismi Mozart’ın bir heykeli bulunan Burg Parkı ve Hofburg Sarayı, solunuzda ise Parlemento, Belediye Sarayı, Votiv Kilise ve Viyana Üniversitesi’ni göreceksiniz.
img_000720 dakika sürecen bu kısa yolculuğun ardından kendinizi Kartner Strasse’nin başlarında yer alan ‘Hotel Sacher’de, Viyana’nın meşhur tatlısı ‘Sacher Torta’ ya da ‘Apple Strudel’ ile sonlandıracağınız bir kahvaltıyla ödüllendirebilirsiniz. Ama küçük bir not mutlaka gitmeden birkaç gün önce rezervasyon yaptırmayı ihmal etmeyin.
img_0012Turunuza araç trafiğine kapalı Viyana’nın alışveriş caddesi Kartner Strasse’yi gezerek devam edebilirisiniz. Burası birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi ihtişamlı bir meydana açılan şehrin kalbi diyebileceğimiz bir cadde.
Kartner Strasse’den lüks mağazaların ve şık restoranların yer aldığı Graben caddesine geçerek kendinizi şehrin büyüsüne kaptırabilirsiniz.
img_0009Viyana’da gezilecek o kadar çok tarihi yapı, o kadar çok saray var ki. Belvedere Sarayı, Aziz Stephan Katedrali, Habsburg Sarayı, içinde klasik müzik konserlerinin verildiği Karl Kilisesi, Viyana Opera Binası, eskiden ahır olarak kullanılan bir avlu içinde yer alan Museumquarter, Aziz Peter Kilisesi, Albertina Müzesi bunlardan sadece bir kaçı. Eğer bizim gibi şehrin aristokrat güzelliğine kendinizi fazla kaptırırsanız sarayların hepsini gezmeniz pek mümkün değil:)
img_4922Viyana denilince akla ilk gelenlerden bir tanesi şüphesiz schnitzel. Schnitzel yemek için en doğru adres kesinlikle ‘Figlmuller’.
img_0002Eğer domuz eti yemiyorsanız sipariş verirken dikkatli olmanızda fayda var. Tavuk eti istemediğinizi özellikle belirtmezseniz domuz etinden yapılan schnitzel gelebilir. Figlmuller’de mutlaka yemeniz gereken bir diğer lezzet ise özel bir sosla hazırlanan patates salatası (Kartoffel Salad). O sosun tadını ve salatanın lezzetini hala unutmadım desem abartmış olmam.
img_4925Viyana’nın bir diğer lezzet durağı da Hotel Sacher’in bir numaralı rakibi, artık THY’nin sahibi oldu Demel Pastanesi. Akşam üzeri bir yorgunluk kahvesi içmek ve tatlı keyif yapmak için en uygun yerlerden biri.
img_4895img_0011-2img_4901
Burada da klasikleşen Viyana tatlılarından ‘Sacher Torta’ ve ‘Apple Strudel’in tadına bakabilir, Sacher Cafe ile karşılaştırma yapabilirsiniz. Benim favorim Demel oldu, bakalım siz hangisini beğeneceksiniz. Unutmadan, kalkmadan pastanenin açık mutfağını da gezmeyi ihmal etmeyin.
img_0005Geleneksel Avusturya ezgileri ve dansları eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yemek istiyorsanız adresiniz ‘Grinzig’ olmalı. Burada gözünüze güzel gelen bir yere oturabilirsiniz. Lezzetsiz yemek yemek ya da kötü şarap içmek gibi bir şansınız pek yok.
img_4908İşte böylee, şahane yemeklerle dolu, huzurun ve sanatın başkenti, aristokrat şehir Viyana’ya veda vakti geldi.
Aklımda Michael Palin’in ’Seyahat etme mikrobu size bir defa bulaştıktan sonra artık tedavisi yoktur. Hayatımın sonuna kadar bu mikropla mutlu bir şekilde yaşayacağımı bilmek çok güzel bir duygu’ sözü ile yola koyuldum. İstikamet Prag, bakalım orada beni neler bekliyor…img_0006