BAZEN SADECE BİR SOKAK ÇALGICISI OLMAK İSTERSİN…- BARCELONA

Bayram tatili için kuzenimle Barselona’ya gitmeye karar verdik. Tatil heyecanı ikimizi de günler öncesinden sarmıştı. Yola çıkmadan önce gereken araştırmaları yaptık, daha önce giden arkadaşlarımızdan tavsiyeler aldık. Artık hazırız, bekle bizi Barselona. Havaalanından indiğiniz andan itibaren Akdeniz insanının sıcaklığını ve rahatlığını fark ediyorsunuz. Kasım ayı olmasına rağmen tatil boyunca hava da oldukça güzeldi, sağanak yağışlı geçen bir gün hariç.

IMG01188-20111105-1022Barselona hayal ettiğimden çok daha güzel bir şehirdi. ‘Parc Guel’de gezerken kendinizi Hansel veya Gratel gibi hissedebilir, uzaktan bakınca kurabiyeye benzeyen bu binalar arasında kaybolmak isteyebilirsiniz. Ben aklı fikri yemekte olan bir insan olduğumdan kurabiyeye benzettim ama siz daha farklı benzetmeler bulabilirsiniz, elbette. Ancak burada gezerken masalsı güzelliklere dalıp kendinizi kaybetmemeniz gerekiyor, çünkü özellikle kalabalık yerlerde yan kesiciler kol geziyor.

Sadece Parc Guel değil Barselona’da bütün sokaklar bir sanat galerisi sanki. Her sokak, her bina sanattan, tarihten bir iz taşıyor. Banklar bile başlı başına bir sanat eseri. Sagra da Familia Katedetralini gezerken böyle bir yapının yüzyıllar önce nasıl yapıldığını algılamaya çalışsanız da nafile, bence bu sorunun cevabını bulmak pek mümkün değil. Dali’nin, Picasso’nun izlerinin olduğu şehir Barselona. İnsan kendini sürrealist bir tablonun parçası gibi hissediyor ister istemez.304005_10150376229733355_679823354_8643429_1433685872_n

Flamenko’nun anavatanı İspanya sokaklarında gezerken, ellerinde gitarları ile dolaşan sokak müzisyenlerini dinlerken kendinizi bir anda dans ederken bulabilirsiniz. Ya da sadece kendinizi müziğin ritmine kaptırıp şehrin gürültüsünden bir süreliğine de olsa uzaklaşabilirsiniz.

Bu kozmopolit havadan uzaklaşmak isterseniz, denize doğru uzanan dar ve uzun sokaklarda kaybolup, hala eski kültürlerini yaşatan yerel halkın arasına karışabilirsiniz. Buralarda sokaklarda top oynayan çocuklara, kapılarının önünde oturmuş sohbet eden yaşlılara, iplere çamaşır asan kadınlara rastlayabilirsiniz. Bir şehirde kaç farklı hayatın yaşandığının en güzel göstergelerinden biri bence bu sokaklar. İki sokak ötede bambaşka 391490_10150376233748355_679823354_8643440_113657667_nhayatlar, buralarda başka hayatlar. Bir şehri her sokağını her tarzını görerek gezmektir bence bu, gezinin en güzeli.

İspanya’da yemek deyince akla gelen ilk üç şey kuşkusuz paella, tapas ve sangria üçlüsü. İlk akşamımızda çok aç olduğumuz için paella yemeye karar verdik. Benim deniz ürünleri ile pek aram olmadığından sebzeli paella tercih ettim. Denizden babam çıksa yerim deyişinin bir örneği olan kuzenimse tabi ki deniz ürünlü paellayı tercih etti. İkimizde yediğimiz yemekten memnunduk ama şahsi fikrim paellanın öyle abartıldığı gibi kendine hayran bırakacak bir yemek olmadığı. Benim için bir İtalyan rissotosunun yerini alamaz mesela. Ancak mürekkep balığı kullanılarak yapılan ve siyah renkli olan paella farkını konuşturuyor. Bu siyah renkli paellayı deniz ürünlü yemek zorunda da değilsiniz üstelik, mürekkep balığını sadece renk vermek için kullanıp yine sebzeli olarak yaptırabiliyorsunuz.IMG01234-20111105-1859

Paella bir tarafta böyle dursun, ben beni kalbimden vuran tapas ve sangria ikilisine değinmek istiyorum. Kırmızı şarap, elma dilimi, portakal ve limon suyu, şeker, yerine göre votka da konularak yapılan sangria ve tapas ikilisinin uyumu benim için mükemmeldi. Küçük atıştırmalıklardan, kanepelerden oluşan tapaslar genellikle açık büfede üzerlerine kürdan saplanmış olarak servis ediliyor. Kürdan saplı olmasının amacı hesap geldiğinde tabağınızdaki kürdanlar sayılarak ne kadar ödemeniz gerektiği hesaplanıyor. Sangria ise çoğunlukla ya sürahi içerisinde ya da kocaman kadehlerde geliyor. Sangrialara o kadar hayran kaldım ki anlatamam, daha önce içtiklerime hiç IMG01233-20111105-1859benzemiyor. Döner dönmez ilk fırsatta evde de deneyeceğim, umarım aynı tadı tutturabilirim.

Barselona’da yiyeceğiniz güzel bir yemeğin ardından eğlenceye devam etmek istiyorsanız, deniz kenarındaki gece kulüplerine gidebilir, kumun üzerinde dans edebilirsiniz. İspanyollar akşam yemeklerini gece 11 civarı bitirdikleri için yemekten kalkıp eğlence saatinin gelmesini beklemeden direk kulüplere gidebilir, sabahın ilk ışıklarına kadar dans edip, eğlenebilirsiniz.

Gerek yemekleriyle, gerek sokakları, müzeleri, tarihi ile beni büyüledi Barselona tekrar tekrar gelmek isteyeceğim şehirler arasında yerini aldı. Akdeniz ülkesindeydim sonuçta insanı sıcak eğlencesi güzel sevmemek için hiçbir neden yok bence. Tatildeyken zaman su gibi akıp geçiyor, yine dönüş vakti gelip çattı elimde not defterim son notlarımı alarak İstanbul’a doğru yola koyuldum…

IMG01206-20111105-1110